20 Ekim 2013 Pazar

Woodland Shawl

İlk ördüğüm şaldır kendisi. Biraz vaktim olsa birkaç tane daha öreceğim ama diğer örgülerden sıra gelmiyor. Alize Batik ve 4,5 numara şiş ile örüldü itina ile gerildi. Gerçi istediğim gibi gerilmedi bir daha germe işleminden geçse hiç fena olmayacak.


19 Ekim 2013 Cumartesi

Adamas Shawl / Adama'nın Şalı

Aşka geldim örgülerimi görücüye çıkarıyorum. Biri bitmeden diğerine başlama huyum olduğu için evde yarım yarım şu ana kadar saydığım 5 örgü var. Azimliyim tamamlayacağım diyemiyorum ama azimliyim her gün yeni bir örgü başlayacağım diyebiliyorum. Hanımelim'de görüp beğendiğim zevkle ördüğüm lila rengi şalım.

Soft angora ve 4 no'lu şişle ördüm. Modelin orjinali için Ravelry

18 Ekim 2013 Cuma

Begonya Şal / Begonia Swirl

Bloga yazmayalı ne kadar uzun zaman olmuş. Bir türlü fırsat bulup şöyle keyifle 2 kelam edemedim. Tamam 2 kelam edemedim ama bol bol örgü ördüm. Evde bir yün deposunu dolduracak kadar ip ve şiş, pc den dolup taşan hepsi akla zarar göze ziyan yüzlerce örnek ama azimliyim günün birinde hepsini öreceğim. Son zamanlarda örmekten büyük keyif aldığım modellerden biri Begonya Şal.



Örgü Sepetim forumda birlikte ördüğümüz çok güzel bir projeydi.  Örmesi son derece kolay, zevkli ve merak uyandırıcı. İlerleyen sıralarda ör ör bitmiyor tepkisi verebilirsiniz hatta bırakmak isteyebilirsiniz ama gerdiğiniz zaman bütün emeklerinize değdiğini göreceksiniz. Modelin orjinali Ravelry 

Eklediğim resimlerin şimdilik kusuruna bakmayın. Heyecanla gerip hemen paylaşmak istedim. Bayram sonrası daha güzel resimler eklerim artık.



7 Ocak 2013 Pazartesi

Burası Ankara Ama....

Ankara'ya an itibariyle kar yağmaya başladı. Geçen seneyle kıyaslandığında buna minik bir etkinlik diyebiliriz çünkü eriyip gidiyor ama soğuklar bildiğiniz gibi. Bildiğiniz kar cümlelerinden olmayacak bu yazıda. Zira Ankara'nın daha doğrusu Ankaralıların çok daha büyük bir sorunu var. Ne mi? "Merhamet"

Dışarısı soğuk dışarıda değil yaşamak nefes almak bile zor. Sıcak bir odaya bir tas çorbaya hasret insanlar, soğuktan kendini nasıl koruyacağını bilemeyen, bir lokma ekmek kuru bir bez parçası bulamayan hayvanlar var. Ama gelin görün ki kibrine esir olmuş insanların sayısı daha fazla. Hepimizin evinde muhakkak kullanmadığımız bir kazak bir eldiven hiç değilse bir atkı vardır. İnsanların muhtacız demesini bekleyeceğimize paylaşsak ne olur. O muhteşem incilerimiz mi dökülür? Her gün evimizde pişirip arttığında çöpe atmaktan çekinmediğimiz yemekleri plastik kapların içine koyup kapıların önüne ya da ağaç diplerine bıraktığımızda çok mu fakirleşiriz ya da muazzam temizliğiyle gözlerimizi kamaştıran şehrimizi mi kirletiriz?

Ama biz bunların hiçbirini yapamayız. Görenler insan derse, birazcık merhamet birazcık vicdanı var derse içine gömüldüğümüz sosyal statü bataklığında daha fazla barınamayız değil mi? Falancanın falancası oturduğu yerde kedilere mama veriyor desek "Millette para var tabii nasıl harcayacağını şaşırıyor. Onca gariban varken gidiyor hayvanlara saçıyor." ya da falancanın falancası giyeceği olmayan ya da alacak durumu olmayanlara atkı örüyor desek "Milletin işi gücü yok nelerle uğraşıyor, tabii para bol saçsın o kadar fazlaysa gelsin bize versin." denir. Empati kuramazlar hoş empatinin kelime anlamını bildiklerinden bile şüphem var ya neyse.

Bir de gösteriş için yardım yapanlar var ki onların bu yazıda yeri yok ben kendilerini direkt cehennemin taa dibine postalamak istiyorum. Göstere göstere gerine gerine sanki atomu parçalamışcasına büyük bir azametle pardon kibirle minnet bekleyerek yardımlaşanlara!! cehenneme girişler sol tarafta diyoruz. Çünkü biz burada paylaşmaktan bahsediyoruz.

Yaşadığım şehri daha doğrusu yaşadığım şehrin insanlarını değiştiremeyeceğimi masum kedileri zulmedip katledenleri, onlara bir lokma su ve yemek konduğu için kıyameti koparıp sosyetecilik oynayanları gördükten sonra çok daha iyi anladım.
Bugün mecliste halkı temsil ettiği iddia edilen insanların her ay aldıkları maaşlardan bir kısmıyla bu kış çocuklar üşümesin diye mont alacaklarını ancak hayal ederim bu hayal asla gerçekleşmeyeceği için de ancak insanlık için üzülürüm.
Bugün büyük otellerin, restorantların gün boyu çıkardıkları yemeklerden arta kalanları temiz kaplar içinde sokakta yaşayan hayvanlara bıraktıklarını ancak hayal ederim olmayacağını bildiğim için ancak üzülürüm.
Bugün büyük tekstil firmalarının artan kumaşları birleştirip ihtiyacı olan insana, hayvana ısınması için hibe edeceğini ancak hayal ederim gerçekleşmeyeceğini bildiğim içinse üzerinde yaşadığım dünyanın muhtemel sonu için üzülürüm.

Bunca kelime bunca cümle ne kadar etkili oldu bilmiyorum. Hatta etkili oldu mu onu da bilmiyorum. Umarım bu resim birşeyler anlatmayı başarabilir.

21 Ocak 2012 Cumartesi

Adsız Şal / Kısaca Jade'nin Kıskançlığı Diyebilirsiniz

Ocak ayı bitmek üzere kar hala yerde. Açıkçası bu ne biçim kış hani nerde kar olmadı yağmur diye bol bol söylendim 2011 in son günlerinde. Ama 1 Ocak'ta yılın ilk günü yılın ilk karıyla karşılaşınca keyfim yerine geldi. Biz yine şanslıyız, deprem bölgesinde sıcak bir odaya hasret binlerce vatandaşımız varken kar geldi iyi ki geldi diyemiyorum. Allah yardımcıları olsun. Zor günler geçiren herkese sabırlar ve güzel günler dilerim.
Bu şalı az önce gördüm oldukça hoş ve şifresine bakılırsa kolay bir modeli var.
Teknik terimleri ingilizce olduğu için bilen arkadaşlar için kolay olacaktır. Vakit bulur bulmaz terimlerin tercümesini yazmaya çalışırım. Kolay gelsin herkese :)

20 Ocak 2012 Cuma

Liblikakiri Şal

Evet Gail Şal, Haruni, Baktüs şalları ördüm bitirdim. Ama bu öbaşka örgüleri kıskanıp çeşit çeşit şal örneği bulamayacağım anlamına gelmesin.( Ve evet kıskanıyorum, sakın örmeyin beni sinirlendirmeyin :D ) Bu şalların şifreli kartları var. Belki ileri derece miyop gözlerim belki de aşırı tembelliğim örmeme mani oluyor kim bilir? Ama örenlere de sabırlar diliyorum. Zira işleri çok zor. Az önce forumları gezerken Liblikakiri diye bir model hemen altında da şifre kartelasını gördüm. Soğuğun ve kışın bastırdığı şu günlerde evim evim güzel evim, hem çayımı içer hem de örgümü örerim diyenler için buyurun efendim model ve şifresi.

Dip not: Dikdörtgen örecekler için başlangıç ilmekleri 14 ve katları olarak gidiyor sanırım. Daha net bir açıklama bulursam en kısa zamanda onu da eklerim. Keyifli örgüler.

19 Ocak 2012 Perşembe

Badem misin Yoksa Fıstık mı? / Bir Şal Hikayesi

Efendim hani dedim ya şallarla bozdum bu sene diye. Yana yakıla model arıyorum. Şu an elimde fıstık şal ve 3 boyutlu şallar var ama en geç 1 haftaya biterler nasıl olsa. Kuvvetle muhtemel birazdan aşağıda arz-ı endam edecek olan resimlerde göreceğiniz şalı öreceğim. Henüz rengine karar vermedim ama örülmüş hallerine bakarak büyük ihtimalle pembe olacak şalım.
 Şalın uç kısmını değişik şekillerde başlamak mümkün isterseniz badem model yerine fıstık başlayabilir araları örümcek yapabilirsiniz. İsterseniz resimde gösterildiği gibi deneyebilirsiniz. Her şekliyle çok güzel olacağına eminim. İkinci resim kendi içinde A-B diye ayrılmış. Üstte B yani şal bittikten sonra uç kısımlara yapılacak model var. Ben uç kısımlara model yapmaktansa saçak yapmayı tercih ediyorum. Yine de seçim sizin.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...