21 Ekim 2013 Pazartesi

Fıstıklı Şal

Bugün tığ işlerinden gidiyoruz. Keyifle ördüğüm, sevdiklerime de örüp hediye ettiğim en sevdiğim şallarımdan biridir fıstıklı şal. Her türlü iple ki ben batik angoralarla örülmesinden yanayım çok güzel bir görünüm sağlıyor.


Puf puf olması için normalde 5 dolama yapılırken ben 7 dolama yaptım ve 4,5 numara tığ kullandım. Yaklaşık 225 gr ip gitti.

Türkan Şoray Kirpiği

O Türkan yok mu o Türkan yine öptürmedi dudaktan. :)

 Hangimiz bir zamanlar Türkan Şoray gibi olmak istemedik ki? Siyah beyaz filmlerde ya da Yeşilçam'ın en şaşalı günlerinde hafızalarda ilk onun filmleri kalırdı. Güzellik desen tartışma götürmez. Hele o gözler yok mu o gözler...

İşte Türk sinemasının Sultan'ının o güzel gözlerini çevreleyen kirpiklerle özdeşleşmiş bir model Türkan Şoray Kirpiği modeli. Bugün tığ işi modellerimi görücüye çıkardım. Biraz zahmetli ama çok keyifli bir model.



Resimler istediğim gibi çıkmadı. Şu an aynı modelin kırmızısını örüyorum. Onu bitirdiğim zaman umarım daha güzel resimlerle yayınlayabilirim. 3,5 numara tığ ve yaklaşık 250 gr ip kullandım. 

Elti Eltiye Küstü

Bu ismi ilk duyduğumda epey gülmüştüm. Tamam gelin görümce çekişmesi bilinir ama eltiler birbirinden ne istiyor yahu. Türk kadınının yaratıcılığı işte. Şişle yapılan modelleri sevdiğim kadar tığ işi modelleride severim. Elimden Gelenler'de görüp beğendiğim, üstüne bir de öğrendiğim modellerden biridir elti eltiye küstü.



Simli iple ve 3,5 numara tığla ördüm. Yaklaşık 200 gr ip kullandım. Kullandığım ipler 200 m bu yüzden çok büyük olacak endişesi taşımayın. İster abiye olarak kullanın ister kasvetli kış günlerinde boğulduğumuz koyu renklerin üstünegüzel bir aksesuar olarak. Keyifli örgüler.

20 Ekim 2013 Pazar

Woodland Shawl

İlk ördüğüm şaldır kendisi. Biraz vaktim olsa birkaç tane daha öreceğim ama diğer örgülerden sıra gelmiyor. Alize Batik ve 4,5 numara şiş ile örüldü itina ile gerildi. Gerçi istediğim gibi gerilmedi bir daha germe işleminden geçse hiç fena olmayacak.


19 Ekim 2013 Cumartesi

Adamas Shawl / Adama'nın Şalı

Aşka geldim örgülerimi görücüye çıkarıyorum. Biri bitmeden diğerine başlama huyum olduğu için evde yarım yarım şu ana kadar saydığım 5 örgü var. Azimliyim tamamlayacağım diyemiyorum ama azimliyim her gün yeni bir örgü başlayacağım diyebiliyorum. Hanımelim'de görüp beğendiğim zevkle ördüğüm lila rengi şalım.

Soft angora ve 4 no'lu şişle ördüm. Modelin orjinali için Ravelry

18 Ekim 2013 Cuma

Begonya Şal / Begonia Swirl

Bloga yazmayalı ne kadar uzun zaman olmuş. Bir türlü fırsat bulup şöyle keyifle 2 kelam edemedim. Tamam 2 kelam edemedim ama bol bol örgü ördüm. Evde bir yün deposunu dolduracak kadar ip ve şiş, pc den dolup taşan hepsi akla zarar göze ziyan yüzlerce örnek ama azimliyim günün birinde hepsini öreceğim. Son zamanlarda örmekten büyük keyif aldığım modellerden biri Begonya Şal.



Örgü Sepetim forumda birlikte ördüğümüz çok güzel bir projeydi.  Örmesi son derece kolay, zevkli ve merak uyandırıcı. İlerleyen sıralarda ör ör bitmiyor tepkisi verebilirsiniz hatta bırakmak isteyebilirsiniz ama gerdiğiniz zaman bütün emeklerinize değdiğini göreceksiniz. Modelin orjinali Ravelry 

Eklediğim resimlerin şimdilik kusuruna bakmayın. Heyecanla gerip hemen paylaşmak istedim. Bayram sonrası daha güzel resimler eklerim artık.



7 Ocak 2013 Pazartesi

Burası Ankara Ama....

Ankara'ya an itibariyle kar yağmaya başladı. Geçen seneyle kıyaslandığında buna minik bir etkinlik diyebiliriz çünkü eriyip gidiyor ama soğuklar bildiğiniz gibi. Bildiğiniz kar cümlelerinden olmayacak bu yazıda. Zira Ankara'nın daha doğrusu Ankaralıların çok daha büyük bir sorunu var. Ne mi? "Merhamet"

Dışarısı soğuk dışarıda değil yaşamak nefes almak bile zor. Sıcak bir odaya bir tas çorbaya hasret insanlar, soğuktan kendini nasıl koruyacağını bilemeyen, bir lokma ekmek kuru bir bez parçası bulamayan hayvanlar var. Ama gelin görün ki kibrine esir olmuş insanların sayısı daha fazla. Hepimizin evinde muhakkak kullanmadığımız bir kazak bir eldiven hiç değilse bir atkı vardır. İnsanların muhtacız demesini bekleyeceğimize paylaşsak ne olur. O muhteşem incilerimiz mi dökülür? Her gün evimizde pişirip arttığında çöpe atmaktan çekinmediğimiz yemekleri plastik kapların içine koyup kapıların önüne ya da ağaç diplerine bıraktığımızda çok mu fakirleşiriz ya da muazzam temizliğiyle gözlerimizi kamaştıran şehrimizi mi kirletiriz?

Ama biz bunların hiçbirini yapamayız. Görenler insan derse, birazcık merhamet birazcık vicdanı var derse içine gömüldüğümüz sosyal statü bataklığında daha fazla barınamayız değil mi? Falancanın falancası oturduğu yerde kedilere mama veriyor desek "Millette para var tabii nasıl harcayacağını şaşırıyor. Onca gariban varken gidiyor hayvanlara saçıyor." ya da falancanın falancası giyeceği olmayan ya da alacak durumu olmayanlara atkı örüyor desek "Milletin işi gücü yok nelerle uğraşıyor, tabii para bol saçsın o kadar fazlaysa gelsin bize versin." denir. Empati kuramazlar hoş empatinin kelime anlamını bildiklerinden bile şüphem var ya neyse.

Bir de gösteriş için yardım yapanlar var ki onların bu yazıda yeri yok ben kendilerini direkt cehennemin taa dibine postalamak istiyorum. Göstere göstere gerine gerine sanki atomu parçalamışcasına büyük bir azametle pardon kibirle minnet bekleyerek yardımlaşanlara!! cehenneme girişler sol tarafta diyoruz. Çünkü biz burada paylaşmaktan bahsediyoruz.

Yaşadığım şehri daha doğrusu yaşadığım şehrin insanlarını değiştiremeyeceğimi masum kedileri zulmedip katledenleri, onlara bir lokma su ve yemek konduğu için kıyameti koparıp sosyetecilik oynayanları gördükten sonra çok daha iyi anladım.
Bugün mecliste halkı temsil ettiği iddia edilen insanların her ay aldıkları maaşlardan bir kısmıyla bu kış çocuklar üşümesin diye mont alacaklarını ancak hayal ederim bu hayal asla gerçekleşmeyeceği için de ancak insanlık için üzülürüm.
Bugün büyük otellerin, restorantların gün boyu çıkardıkları yemeklerden arta kalanları temiz kaplar içinde sokakta yaşayan hayvanlara bıraktıklarını ancak hayal ederim olmayacağını bildiğim için ancak üzülürüm.
Bugün büyük tekstil firmalarının artan kumaşları birleştirip ihtiyacı olan insana, hayvana ısınması için hibe edeceğini ancak hayal ederim gerçekleşmeyeceğini bildiğim içinse üzerinde yaşadığım dünyanın muhtemel sonu için üzülürüm.

Bunca kelime bunca cümle ne kadar etkili oldu bilmiyorum. Hatta etkili oldu mu onu da bilmiyorum. Umarım bu resim birşeyler anlatmayı başarabilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...